HomearaçlarHer iyileştirme inovasyon mudur? İnovasyonun çeşitleri nedir?

Her iyileştirme inovasyon mudur? İnovasyonun çeşitleri nedir?

İnovasyon nedir?

İnovasyon ile ilgili son 10 yılda o kadar çok şey söylendi, hakkında o kadar çok şey konuşuldu ki inovasyonun aslında ne olduğunu unutacak hale geldik. İnovasyonun ne olduğuna yönelik tanımlamalarda yapacağınız hızlıca bir araştırma bile inovasyon hakkında bildiklerinizi unutmanıza neden olabilir. İnovasyon nedir ya da inovasyonun çeşitleri nedir şeklinde basit bir soruyu cevaplarken bile kafamız karışabiliyor. İnovasyon sadece yaratıcı fikir ise bu fikrin ticarileşmesi hiç mi önemli değildir? Bir fikir çok iyi ticarileşiyor ancak aslında o kadar da yaratıcı değilse yine inovasyon mudur? Hiç bir ticari kaygısı olmayan yaratıcı fikir inovatif sayılamaz mı? Sosyal inovasyonlar bu işin neresinde? Ürünlerde yapılan ufak tefek iyileştirmeler de mi inovasyon sayılacak? Bütün bu sorular maalesef kategorizasyon ve isim koyma hastalığımızın tezahürü olarak sıkıcı tartışmaları tetikliyor.

Haydi biraz geriye dönelim, biraz basit düşünelim. Bütün bu şatafatlı tartışmalardan uzakta inovasyonun ne olduğu ile ilgili en güncel ve en genel geçer ifadeyi OECD’nin 2014 tarihli raporu ile cevaplayalım:

İnovasyon ekonomik ve sosyal alanlarda değer yaratacak yeniliklerin üretimi, adaptasyonu, keşfi ya da benzetilmesi, ürün, hizmet ve pazarın yenilenmesi ve genişletilmesi, yeni yönetim sistemlerinin hayata geçirilmesidir.

Bu tanım inovasyon ile ilgili tartışmalı noktalara açıklık getirebiliecek berraklığa sahip.

  • İnovasyon mutlaka ekonomik bir çıktıya mı sahip olmalı? Hayır. Sosyal inovasyonlar kâr sağlamaz ama organizasyona değer (o organizasyon için değer her ne ise) katar.
  • İnovasyonda daha önce varolmayan tamamen yeni bir şey mi keşfetmeliyiz? Hayır. Pek çok inovasyon mevcut durumda var olan tekniklerin başka alanlara uyarlanması ile ortaya çıkar.
  • İnovasyon sadece teknolojik ürünlerden mi ibarettir? Hayır. Ürün, hizmet, servis ve hatta iş modellerinde inovasyon yapılabilir.

Sadelikten uzak tanımlamalar ve heyecanlı “yeniden tarif etme” çabaları inovasyonun ne olduğu ile ilgili kafaları karıştırırken bir yandan da inovasyonun sınıfılandırılmasına dair kargaşayı tetikliyor. İnovasyonun nasıl sınıflandırılabileceği ya da tasnif edilebileceği ile ilgili çok sayıda farklı yaklaşım bulmak ve üretmek mümkün. Bunların içerisinde en geçerlisini, en doğrusunu bulmaya çalışmak ise anlamsız. Ancak inovasyon çalışmalarının kapsamı ve boyutu hakkında hemfikir olunmasını kolaylaştırabilecek aşağıdaki gibi basit bir matris kullanışlı bir araç olabilir.

İnovasyonun çeşitleri nedir?

 

Bu iki boyutlu matriste yatay eksen yapılan bir çalışmanın pazara (sosyal girişimler için hedef kitleye) olan etkisini belirtirken dikey eksen teknoloji seviyesini göstermektedir. Bu bakış açısı ile inovasyon çalışmalarını 4 temel kategoride inceleyebiliriz.

Kademeli İyileştirmeler

Kademeli iyileştirmeler büyük teknolojik gelişmeler gerektirmeyen ve pazarda yıkıcı bir etkisi olmayan ancak bugün yaptığımız işi yarın daha iyi yapmamızı sağlayacak faaliyetler olabilir. TKY ve Yalın’ın işletmelerde gündem olduğu günlerde uzun uzun konuşulan Kaizen, öneri, kalite çemberi vb. yaklaşımlar genel olarak bu kategorinin içerisinde değerlendirilebilir.  Örneğin Google’ın teknolojik altyapısında yaptığı iyileştirmelerle GMail erişim hızımızı biraz daha arttırması pazarda yıkıcı bir etki yaratmaz. Ancak Google’ın mevcut müşterileri gözünde değerini arttırır. Bir pastahanenin pasta maliyetlerinde kaliteden ödün vermeden yapacağı ve fiyatlara da yansıyacak bir iyileştime yapması da yine bu kategoride değerlendirilir.

Yıkıcı İyileştirmeler

Var olan bir teknolojinin uyarlanması, yeniden başka bir amaçla kullanılması gibi çok yüksek teknoloji gerektirmeyen iyileştirmeler pazarda yıkıcı etki yaratabilir. Bu tür iyileştirmeler başka bir sektörde var olan mevcut bir teknolojinin başka bir sürece uyarlanması ile olabileceği gibi kurumlar sahip oldukları know-how’ı daha önce düşünmedikleri bir alanda kullanarak rekabetçi üstünlük elde edebilirler.

Çığır Açan Yenilikler

Bu kategori kulağa çok heyecan verici gelse de aslında pazarda yarattıkları etkinin düşük olması nedeni ile kurumlar için zorlayıcı yeniliklerdir. Yüksek teknoloji ile elde edilen yenilikler nadiren ekonomiktir. Pazarda büyük bir hareketliliğe neden olmayan teknolojik yenilikler şirketin kısa-orta vadeli finansallarında olumsuz etkiler yaratabilir. Ancak bu yenilikler barındırdıkları müthiş potansiyel nedeni ile ince elenip sık dokunmalı, hızlı ve acele kararlar ile gelecekte şirkete çağ atlatacak iyileştirmeler panikle rafa kaldırılmamalıdır.

Ezber-Bozan Yenilikler

 İnovasyon, yenilik, dijitalleşme denildiğinde gözünüzün önüne gelen örnekler genelde bu kategoridedir. Yüksek teknoloji ve yüksek pazar payı. Her inovasyon programının hayalini bu kategoriye girebilecek iyileştirmeler süsler. Ancak bu kategoride bir yenilik bulmanın yolu inovasyon danışmanlarının ve “ana akım” inovasyon kitaplarının anlattıklarından daha zorlu, stresli ve yıpratıcıdır.

Kurumlarda inovasyon çalışmaları/programları tartışılırken yukarıdaki basit OECD tanımı ve bu minik diyagram pek çok konuda uzlaşmayı kolaylaştırabilir. Her bir yeniliği inovasyon mu değil mi diye tartışmak yerine bu diyagramda nereye denk geldiği üzerinden değerlendirmek sizleri anlamsız polemiklerden kurtarabilir.

 

Başvurulan Kaynaklar: 
Edison, Henry et al. “Towards innovation measurement in the software industry.” Journal of Systems and Software 86 (2013): 1390-1407.

Bir önceki yazımız olan Yetenek yeterince küreselleşti mi? Neden? başlıklı makalemizde gig, küreselleşme ve yetenek hakkında bilgiler verilmektedir.

No comments

leave a comment