HometartışmaDesign Thinking neden “bazen” işe yaramaz?

Design Thinking neden “bazen” işe yaramaz?

Design Thinking nedir?

En sade ifadesi ile Design Thinking kurumların yenilikçi ürün ve hizmetler tasarlamasını sağlayan bir bakış açısıdır. Design Thinking deve midir, kuş mudur? BDesign Thinking kurumların inovatif kapasitelerini geliştirecek yepyeni bir yönetim devriminin habercisi mi? Yoksa sadece yeni “hot topic” bulmakta zorlanan danışmanlık ve eğitim firmalarına bir hayat öpücüğünden mi ibaret? Eğer Design Thinking (DT) yönteminin içerisindeki “tasarım” kelimesinin ne anlama geldiği iyice anlaşılmazsa DT kurumların öğrenilen metodolojiler çöplüğünde yerini kısa sürede alabilir. Büyük umutlarla ve şaşalı tanıtımlarla başlayan cicili bicili eğitimler kısa sürede herkesin burun kıvırdığı, hayal kırıklıkları ile dolu bir heveslik çalışmalar olarak kalabilir. DT doğru şekilde öğrenilmesi, doğru şekilde uygulanması ve doğru şekilde takip edilmesi gereken yenilikçi bir yaklaşımdır. Doğası gereği de bir takım riskler içermektedir.

Kahrolsun “bağzı” eski şeyler

Eskiden kurtulmak ve yeni bir şeylere başlamak her zaman heyecan ve mutluluk vericidir. Ancak bu heyecan zaman zaman yanlış kararların alınmasına, yanlış yollardan gidilmesine neden olabilir. DT alışık olmadığımız terminolojisi ve ilgi çekici çalıştayları ile heyecan verici bir pencere açabilir. Ancak ne yazık ki pek çok kurum yaklaşımın temel dinamiklerini anlamadan “metodoloji” bulmanın heyecanı ile DT’yi bir çırpıda uygular; bir çırpıda da harika olmayan sonuçlarla karşılaşır.

Eskiden kurtulmak ve yeni bir şeyler inşa etmek isterken eskiyi arar hale gelebilirsiniz. Tasarım düşüncesi metodunu tasarımın tam olarak ne anlama geldiğini anlamadan kullanmaya çalışmak hüsran garantilidir. Hem Türkiye’de hem de Dünya’da pek çok kurum hüsranla sonuçlanan DT çalışmaları nedeni ile büyük potansiyeller barındıran bu bakış açısından vazgeçmektedir. Peki hangi yanlış bakış açıları kurumların DT maceralarını hüsranla sona erdirmektedir?

Design Thinking lineer bir metodoloji değildir

DT IDEO’nun ya da Stanford’un yapılandırılmış uç uca bağlı adımlarının ötesinde bir yaklaşımdır. Problem çözme ya da ürün geliştirme süreci değildir. Bir tasarım sürecidir. Bir parça çamurun bir sanat eserine dönmesi süreci gibi hataları, geriye dönüşleri; bazen herşeyi yıkıp yeniden yapmayı, bazen hızla sonuca ulaşmayı bazense uzun uzun çalışılsa da bir sonuca ulaşamamayı içinde barındırır. Bir süreç yaklaşımı ile yapılacaklar listesinden ibaret görmek DT yaklaşımını tüm zenginliğinden uzaklaştırır. DT tahmin edilemez bir süreçtir.

Design Thinking 2-3 günlük bir workshop değildir

Üst düzey yöneticiler DT yaklaşımı bir kaç günlük workshoplara indirgeme eğilimindedirler. Bu tarz çalıştaylar bazen etkileyici sonuçlar üretseler de genelde averaj ve vasat sonuçlarla noktalanır. Bu sonuçlar genellikle sonraki adımlara geçemeden orada ölürler. Oysa gerçek bir problem ile ilgili gerçek içgörüler toplamak ve bunlar ışığında bir ürün ya da hizmet geliştirmek çoğu kez haftalar alacak bir süreç gerektirir.

İnsana temas etmeden insana temas eden tasarım yapamazsınız

DT yaklaşımının temelinde insan odaklılık – insan merkezlilik vardır.  Yaklaşımın temelini empati ve antropoloji oluşturur. Genelde bu adım ekiplerdeki teknik insanlar tarafından DT yaklaşımın “en değerli” kısmı olan prototipe bir an önce geçmek için hızlıca yapılır. DT teknikten çok sosyal bir süreçtir ve temelinde insan davranışını anlamak vardır. Bir DT projesinde en fazla zamanın empati / antropolojik gözlemde hercanması sabırsız teknik insanları yıpratsa da doğrusu budur. İnsani girdiler (içgörüler, saha gözlemleri, davranış analizleri vb.) olmadan bir kaç telefon görüşmesi ve ayak üstü bir kaç sohbet ile tasarım yapılamaz. İnsani “input” olmadan insani “output” elde edemezsiniz. Böyle bir DT süreci basit bir ürün geliştirmeden başka bir şey değildir.

Design Thinking neden bazı şirketlerde çığır açabiliyor?

Yöntemi sabırla uygulayan, işin teknikten ziyade sosyal ve davranışsal bir boyut olduğunu idrak eden firmalar yaptıkları DT çalışmaları ile daha önce düşünülmemiş tasarımlarla inovasyonda fark yaratmaya devam ediyorlar. DT yaklaşımı ile rekabette bir adım öne geçmeyi düşünen kurumların şimdi durması, derin bir nefes alması ve design, human-centric design, emphaty, anthropologic observation gibi bazı havalı kelimelerin ne anlama geldiğini anlaması gerekiyor.

Bir önceki yazımız olan Dönüşümsel Liderlik: Mitler ve Gerçekler başlıklı makalemizde dönüşümsel liderlik ve liderlik hakkında bilgiler verilmektedir.

previous article
next article
No comments

Sorry, the comment form is closed at this time.