HometartışmaYalnız kurtlardan yaratıcı fikir çıkmaz mı?

Yalnız kurtlardan yaratıcı fikir çıkmaz mı?

Bir inovasyon hikayesi

Kutunun dışında düşünebilen, şirket bağlılığı yüksek bir grup insan informel bir toplantı salonunda bir araya gelirler. Işık, renkler, mobilyalar, herşey onların yaratıcılığını tetikleyecek şekilde tasarlanmıştır. Sonra birden liderleri odaya girer. Ekibi düşüncelerini özgürce söylemeleri, hata yapmaktan çekinmemeleri, her fikrin çok ama çok değerli olduğu yönünde cesaretlendirir. Ekipte farklı yetkinliklere ve farklı bakış açılarına sahip çalışanların oluşturduğu sinerji ile yaratıcı fikirler havada uçmaya başlar. Sonra yönetici bu eşsiz ekibin başarısını kutlar ve şirketin geleceğine yön verecek fikirler birer birer hayata geçer. Şirket kârlarını arttırır, pazar payı büyür. Çalışanlar kazanır, takım ruhu kazanır, şirket kazanır.

Hadi itiraf edin; size de çok klişe gelmedi mi? Kalabalık ortamlarda söylemekten çekinsek de hepimiz biliyoruz ki bazı şeyler anglosakson yönetim dergilerinde yazıldığı gibi ya da tuzu kuru eğitmenlerin anlattığı gibi olmayabiliyor.

İnovasyon muhakkak bir ekip işi midir?

Gereksiz bir tanım zenginliğine sahip olan inovasyon, bunu nasıl farklı ifade ederseniz edin, para edecek yaratıcı bir ürün ya da hizmettir. Bu müthiş fikrin el ele tutuşmuş coşku ile çalışan takımlardan geleceğine yönelik inancımızın sanayi devrimine kadar uzandığını düşünüyorum. Gary Hamel’ın akademik ortamlarda pek itibar görmeyen ama benim bayıldığım Yönetimin Geleceği kitabında anlattığı üzere son 100 yılda iş hayatında herşey değişirken nedense bir tek yönetimden ne anladığımız değişmedi. İnovasyonu yönetmekten bahsettiğimizde de dönüp dolaşıp aynı kısır repertuar dışında bir şey üretemiyoruz. Takım çalışmasının da bunlardan birisi olduğuna dair endişelerim var.

İnovasyonun takım çalışmalarının mı yoksa bireysel çabaların bir sonucu mu olduğu yönünde güçlü araştırmalar elimizde yok. Ama bildiğimiz bazı şeyler var.

Bora Özkent’in “İnovasyon” kitabında rahatsız edici bir dille olsa da söylediği bir şeye sonuna kadar katılıyorum: “Cahiller inovasyon yapamaz”. Cahillerden oluşan bir ekip de inovasyon yapamaz. Bu tanımı biraz genişletelim.

Eğer ekip üyeleri

  • şirketin bulunduğu pazarı, pazarın güncel dinamiklerini bilmiyor,
  • şirketin ürün ve hizmetlerine yönelik en iyi örnekleri ve bunların nasıl en iyi olduklarını anlamıyor,
  • şirketin ürün ve hizmetlerini bugün çok etkilemeyen ama yarın etkileme ihtimali olan teknolojilere ilgi duymuyor,
  • kendi alanı dışındaki uzmanlık alanlarına dair ufak da olsa bir heyecan duymuyor,
  • şirketi kendi dahil olduğu süreçlerden ibaret görüyor,
  • yeni şeyler öğrenme, farklı şeyler deneme ve bir şeyleri değiştirmeye yönelik en ufak bir motivasyona sahip değil,
  • her türlü değişim ve dönüşümü karşı konulamaz bir korku, öfke, endişe ile karşılıyor,
  • şirketin geleceği ile kendi bireysel geleceği arasında küçük ve zayıf bile olsa bir bağ kuramıyorsa

elma, yıldız, kare ve hatta konuşma balonu şeklindeki tüm post-itlerinizi ve 12 renkli tam takım keçeli kalemlerinizi çöpe atabilirsiniz. Çünkü cahiller inovasyon yapamaz.

Ekipler muhteşem inovasyonlara imza atabilirler; eğer doğru ekip üyelerinden oluşmuşlar ise. Değişim ve dönüşüme tutkusu olmayan, yenilikten korkan ve şirket ile hiç bir duygusal köprüsü olmayan insanları otel salonlarına doluşturmanın bir işe yaramayacağı aşikar. İnovasyon “cahil” bireylerden oluşan “ruhsuz” takımların işi değildir. Cehaletten kastımın diploma, sertifika yoksunluğu değil öğrenme ve değişime kapalılık olarak kabul edin lütfen. Zira diploma ile cüret-tutku-merak arasında ispatlanmış bir korelasyon da bulunmuyor.

Yalnız kurtlara yer açalım

Beş yanlışı yanyana koyduğunuzda bir doğru elde etme şansınız yoksa cahillerden oluşan ruhsuz bir takımla da inovasyon yapamazsınız. Bu nedenle gerektiği noktalarda sahneyi yalnız kurtlara açmak akıllıca bir alternatif olabilir. İnovasyon yapma cüretine, tutkusuna ve merakına sahip ve gerekmedikçe yalnız çalışmayı tercih eden bu yalnız kurtlara literatürde “kurumiçi girişimci” deniliyor.

Eğer bir çalışan tek başına,

  • yöneticisinin bir talebi olmadan dahi kendi kendine zaman yaratarak yeni şeyler öğreniyor,
  • yepyeni şeyler denemek ve tasarlamak için kendiliğinden motive olabiliyor,
  • eleştirilmekten, başarısızlıktan korkmadan sürekli yeniliklerin peşinden koşuyor,
  • takdir olmasa bile öğrenmeye, yeniliklere ve dönüşüme dair çocukça bir heyecan duyuyor ise

varsın bir takıma dahil olup cicili-bicili salonlarda bir yerlere post-it yapıştırmasın.

Şirketlerin inovasyon ve yenilikçilik konularında takım çalışmasını sürekli yüceltirken biraz da yalnız kurtları keşfetmek ve onları daha da yüreklendirmek için enerji harcaması gerekiyor. Bunun için 100 yıllık yönetim anlayışının ürünü tekilci, bütüncül, tektip inovasyon süreçleri yerine hem yalnız kurtları hem de takımları kapsayacak zenginlikte bir yöntemler portföyü kullanmaktan başka yol yok. Hem başarılı tasarım ekiplerini, inovasyon inisiyatiflerini destekleyecek süreçlere hem de yalnız kurtları rahat ettirecek kurumiçi girişimcilik süreçlerine sahip olmadığınız sürece ya takımlarla çalışmanın kapsayıcılığından ya da yalnız kurtların kıymetli motivasyonlarından mahrum kalmak zorunda kalırsınız.

İnovasyon yönetim ekibinin yaklaşımlarının ve çalışanların yetkinliklerinin bir fonksiyonudur. Harika bir inovasyon performansı harika bir inovasyon yönetim sistemi ve harika çalışanların sonucudur.

Pir Sultan Abdal’ın söylediği gibi bozuk düzende sağlam çark olmaz.

Danışman ve eğitmenler aksini söylese bile.

Bir önceki yazımız olan Sihirli bir değnek olarak Design Thinking başlıklı makalemizde design thinking, dt ve inovasyon hakkında bilgiler verilmektedir.

Erim Kırca

Uluslararası bir şirkette Yetenek Yönetimi Liderli olarak çalışmaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde liderlik ve inovasyon üzerine doktora çalışmaları yapmaktadır. Tasarım, inovasyon, organizasyonel gelişim ve yetenek yönetimi konularına ilgi duymaktadır.

Written by

Uluslararası bir şirkette Yetenek Yönetimi Liderli olarak çalışmaktadır. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde liderlik ve inovasyon üzerine doktora çalışmaları yapmaktadır. Tasarım, inovasyon, organizasyonel gelişim ve yetenek yönetimi konularına ilgi duymaktadır.

previous article
next article
No comments

Sorry, the comment form is closed at this time.